banner324

banner319

Bir Kez Daha Bismillah!

banner265

Besmelenin ifade ettiği bu manalardan sonra son söz olarak; arabasına binerken besmele çekip de trafiğe çıkan bir Müslüman hak hukuk tanımayan bir canavara dönüşemez. Aynı şekilde evine besmeleyle girip daha sonra eşine, çocuklarına evi/hayatı zindan edemez. Ticarethanesinin başköşesine mükemmel bir besmele tablosu asıp bir taraftan da yalan yere yemin, vergi kaçırma, aldatma gibi gayrimeşru işlere tevessül edemez. Zira besmele, hayra anahtar şerre de kilit olma vazifesi icra eder.

Aylık Dergi 16.06.2022, 11:50
Bir Kez Daha Bismillah!
© DİHA

Halil KILIÇ
DİB Din İşleri Yüksek Kurulu Uzmanı

“Hz. Peygamber (s.a.s.) şöyle buyurmuştur:

“Yüce Allah’ı anarak (besmele çekilmeden) başlanmayan her anlamlı söz veya iş, bereketsizdir/sonuçsuzdur.” (İbn Hanbel, XIV, 329 [Hadis no: 8712].)

Her Müslüman anne babanın çocuklarına öğrettiği ilk kelimelerden biridir “Bismillah”. Besmele diye bilinen bu kısa, yüklemsiz cümle, kişinin yaptığı işe uygun olarak her defasında farklı yüklem almaya müsait bir formdadır. Bu itibarla besmele; bir Müslümanın yatarken, kalkarken, yerken, içerken, işe giderken, arabaya binerken, kısacası her zaman ve zeminde dilinden düşürmediği ilahi mottosudur âdeta. Bu kısa cümle, içerisinde nice saklı hazinelerin olduğu bir sandık mesabesindedir. Gelin bu hazinelerden birkaçına yer verip besmeleyi daha iyi kavramaya çalışalım.

1. Besmele, tevhidin özü ve ilanıdır

“Bismillah” sözü, her şeyin yaratıcısının, yaşatıcısının, mutlak sahibinin ve kulluk edilecek yegâne mabudun Yüce Allah (c.c.) olduğunun ilanıdır. Bu minvalde Hz. Süleyman’ın (a.s.), güneşe taptıkları için Sebe halkına gönderdiği davet mektubunda “Bu mektup Süleyman’dandır ve rahman ve rahim olan Allah’ın adıyla başlamaktadır.” (Neml, 27/30.) diyerek tebliğin ilk cümlesini besmeleyle yapması, besmelenin tevhidin ilanı olduğunu göstermesi bakımından dikkat çekicidir. Öte yandan bir işe Allah’ın adıyla başlanması, O’nun gerçek otorite olarak kabulü; her iş ve oluşun O’nun bilgisi ve iradesi dâhilinde gerçekleştiğinin ikrarıdır. Nasıl ki Hz. Nuh (a.s.) gemiye binmeleri için iman edenlere “Binin o gemiye. Onun yüzüp gitmesi de durması da Allah’ın adıyladır.” (Hud, 11/41.) demek suretiyle geminin sudaki hareketinin Allah’ın iradesi dâhilinde olacağına dikkat çekerek mümin gönülleri teskin ettiyse bu dünya gemisine binmiş olan biz Müslümanlara düşen de zerreden uçsuz bucaksız kâinata varıncaya kadar her şeyin kontrolünün Yüce Allah’ın elinde olduğuna yürekten inanmak, O’na teslim olup tevekkül etmektir.

2. Besmele, yardım istenilecek yegâne varlığın Allah olduğunu ve O’nun her daim kişiyle beraber bulunduğunu bilmektir

Besmeledeki “bâ” harfinin anlamlarından birinin “istiâne” (yardım) olmasından hareketle kul, her besmele çektiğinde Allah’tan yardım istemiş olmakta ve her bir işini ancak Yüce Allah’ın destek ve inayetiyle yapabileceğini dile getirmektedir. Nitekim “…Başarım ancak Allah’ın yardımı iledir.” (Hud, 11/88.) ayeti de Yüce Allah’ın destek ve inayeti olmadan başarının mümkün olmadığını açıkça göstermektedir. Bu itibarla her “bismillah”, kulun acziyetini fark etmesi ve hiçbir şeye muhtaç olmayan âlemlerin Rabbine sığınmasıdır. “Bâ” harfinin bir diğer anlamının “maiyyet” (birliktelik) olmasından hareketle; bir Müslüman “bismillah” diye başladığı her işte Allah’ın kendisiyle beraber olduğunun ve kendisini görüp gözettiğinin şuurunda olup attığı her adımın, ağzından çıkan her sözün hesabını vereceğinin bilincindedir.

3. Besmele, bir işe başlarken her şeyin sahibi olan Allah’tan izin almaktır

Sınıftaki bir öğrenci, derste konuşacağı veya sınıftan çıkacağı zaman nasıl ki öğretmeninden izin alıyorsa Müslüman bir birey de besmele çekerek yaptığı her meşru işi Allah’tan izin isteyerek yapmış olmaktadır. Hatta kurban keserken “Bismillahi Allahuekber” denilmesinin bir hikmeti de budur. Zira kurban olarak keseceğimiz hayvan can taşımaktadır. Bu hayvana o canı veren Allah’tır. İşte kurban keserken besmele çekilmesi, Allah izin vermeden O’nun verdiği bir canı -ibadet amacıyla bile olsa- alamayacağımız anlamına gelmektedir.

4. Besmele, kişiyi hiçlikten eşref-i mahlûkat mertebesine erdiren ilahi bir paroladır

Hacim bakımından dünyanın güneş, güneşin samanyolu galaksisi, samanyolu galaksisinin de uçsuz bucaksız evren karşısındaki konumu düşünüldüğünde insan bunların yanında âdeta bir hiç mesabesindedir. Ne var ki evren karşısında bu konumda olan insan, “bismillah” dediğinde Allah’ın halifesi unvanını kazanır ve yeryüzünde O’nun namına iş yapmaya başlar. Bu sayede o, artık sıradan bir varlık değil; Allah’ın adının yeryüzünde egemen olması, yeryüzünü ilim, hikmet ve ahlakla doldurması için vazifelendirilmiş eşref-i mahlûkat olmuştur.

5. Besmele, Müslüman kimliğinin inşası ve Allah’a kul olunduğunun bildirisidir

Dilinden besmeleyi düşürmeyen bir birey; başıboş bir hayat sürmediğini, kendisinin ve bütün mevcudatın bir sahibi olduğunu, günde yüzlerce defa “Allah’ın adıyla” demek suretiyle başta kendisine sonra da bütün insanlığa ilan etmiş olmaktadır. Böylece gündelik meşgaleler ne kadar yoğun olursa olsun Müslüman, kim olduğunu unutmamış ve Müslüman kimliği üzerine bir yaşam sürmeye gayret etmiş olacaktır. Ayrıca o, bu tavrıyla “Ben kimseye değil; yalnızca Allah’a kulluk etmekteyim.” diye haykırmış olmaktadır.

6. Besmele, sıradan bir eylemi ibadete dönüştüren sihirli bir cümledir

Kulların mükellef olduğu ibadetler sınırlıdır. Bunların dışında yeme, içme, uyuma, eğlenme gibi geniş bir mübah alan bulunmaktadır. Mübah olan bir davranışı yapmanın sevap ve günah açısından bir getirisi veya götürüsü yoktur. Ancak ne zaman ki Müslüman, bir eyleme “Allah’ın adıyla” diye başlarsa o eyleme âdeta can verecek ve onu sıradan bir eylem olmaktan çıkarıp ibadete dönüştürecektir.

7. Besmele, hayata rahmet eksenli bakışın bir ifadesidir

Besmelenin tam hâli “Bismillahirrahmanirrahim” yani “Rahman ve Rahim olan Allah’ın adıyla”dır. Besmeleyi dilinden düşürmeyen bir Müslüman, aslında Allah’ın merhametini ifade eden iki ismini (Rahman ve Rahim) vird edinmek suretiyle merhameti kendisine şiar edinmektedir. Bu doğrultuda besmele bize, başta insanlar olmak üzere bütün canlılara şefkat ve merhamet eksenli bir hayat sürmemiz gerektiğini hatırlatmaktadır.

Besmelenin ifade ettiği bu manalardan sonra son söz olarak; arabasına binerken besmele çekip de trafiğe çıkan bir Müslüman hak hukuk tanımayan bir canavara dönüşemez. Aynı şekilde evine besmeleyle girip daha sonra eşine, çocuklarına evi/hayatı zindan edemez. Ticarethanesinin başköşesine mükemmel bir besmele tablosu asıp bir taraftan da yalan yere yemin, vergi kaçırma, aldatma gibi gayrimeşru işlere tevessül edemez. Zira besmele, hayra anahtar şerre de kilit olma vazifesi icra eder.
Rabbim, dillerimizdeki besmeleyi hayra anahtar şerre kilit eylesin! (Âmin)

Kaynak: Diyanet Haber
banner321
Yorumlar (0)