banner199

banner103

Asırlardır Müslüman olmuş bir neslin torunlarıyız

Merkez üssü Elazığ'ın Sivrice ilçesi olan 6,8 büyüklüğündeki depremde vefat edenler için Antalya’nın Alanya İlçe Müftülüğünce dua programı düzenlendi.

Antalya Müftülüğü 10.02.2020, 15:37
Asırlardır Müslüman olmuş bir neslin torunlarıyız
© Diyanet Haber
banner200

Depremde vefat edenler için dua programı

6,8 şiddetinde depremi yaşayan Elazığ'da ve depremden etkilenen Malatya’da vefat eden vatandaşlar için Alanya İlçe Müftülüğünce dua programı düzenlendi.

Kazım Bulut Camii’nde düzenlenen programda Kur'an-ı Kerim tilavet edildi, Mevlid-i Şerif okundu.

Programın açış konuşmasını yapan Alanya Müftüsü Dr. İhsan İlhan; “Elazığ merkezli depremden etkilenen kardeşlerimizi dualarımızda anmak için bu programı tertip ettik. Depremden etkilenen kardeşlerimize tüm gönlümüzle, tüm varlığımızla yanlarında olduğumuzu, dualarımızla yanlarında olduğumuzu ifade etmek üzere Kur’an-ı Kerim ziyafeti ve dua programı düzenledik. Geçmişlerimize Allah rahmet eylesin. Meydana gelen depremde hayatını kaybeden tüm kardeşlerimize Rabbim rahmet eylesin. Geride kalanlarına sabr-ı cemil, yaralı kardeşlerimize acil şifalar ihsan eylesin.” dedi.

Erzurum Ömer Nasuhi Bilmen Dini Yüksek İhtisas Merkezi Müdürü Doç. Dr. Zeki Koçan ise şu ifadelere yer verdi:

“Nahl Suresi 78. ayette Yüce Rabbimiz şöyle buyuruyor: ‘Sizler hiçbir şey bilmez bir durumdayken Allah sizi analarınızın karnından dışarı çıkardı, şükredesiniz diye size kulaklar, gözler, kalpler verdi.’

Biz bu âleme kul olarak geldik. O yüzden bizim amel etmemiz gerekiyor. Nasıl amel edeceğiz? Bilmeden amel edebilir mi insan? İşe bunun için Cenab-ı Hakk Peygamberimizi (s.a.s.) nasıl amel edeceğimizi bizlere öğretmesi için, göndermiş olduğu dini bizlere öğretmesi için gönderiyor. Peygamberimiz de Medine-i Münevvere’de, Mescid-i Nebevi’de Kur’an-ı Kerim-i bizatihi kendisi sahabesiyle birlikte tatbik ediyor. Ve bu şekilde bize kadar nakledilerek geldi. Allah ecdadımızın hepsinden razı olsun.

- Bizler yeni Müslüman olmuş bir toplum değiliz

Bizler yeni Müslüman olmuş bir toplum değiliz. Bin yılı aşkın Orta Asya’dan beri Müslüman olmuş bir neslin torunlarıyız. Bize düşen çok önemli bir vazife var, o da ecdadımız Selçuklular ve Osmanlılar nasıl bizlere bu dini getirdilerse, İslam’ı nasıl tebliğ ettilerse aynı şekilde bizden sonrakilere iletmek ve anlatmaktır.

Sahabeden birisi Peygamber Efendimize şöyle bir soru soruyor: ‘Ya Resûlallah! Bana İslam’ı öyle bir öğret ki bundan sonra kimseye bir şey sorma ihtiyacı duymayayım.’ Peygamberimiz de çok kısa bir cümle kullanıyor: ‘Allaha iman ettim de ve sonra dosdoğru ol.’

- İbadetlerimizde olduğu gibi toplumsal işlerimizde de dosdoğru olmaya çalışmalıyız

Benim sizlerle paylaşmak isteğim bir husus var. O da hadiste de ifade edildiği gibi doğruluk noktasında bazı hatalarımızdır. İslam âlimlerinin bir ifadesi var; ‘Din muameledir.’ Bizler ibadetlerimizi yaptığımız gibi toplumsal işlerimizde, ailevi işlerimizde, insani ilişkilerimizde, komşularımızla ilişkilerimizde doğru olmaya dosdoğru olmaya çalışmalıyız ve kul hakkından uzak durmalıyız.

- Sevginin oluşması için imanımız var, salih amelimiz var

Cenab-ı Allah Meryem Suresi 96. Ayette; ‘İman edip dünya ve ahiret için yararlı işler yapanlara gelince, Rahman onlar için (gönüllerde) bir sevgi yaratacaktır.’ buyuruyor. Allah bu ayette kulların arasında sevginin nasıl yayılacağını bizlere beyan ediyor. Öyle yalandan seni seviyorum demekle aramızda sevgi oluşmaz. Sevginin oluşması için işte imanımız var, salih amelimiz var.

Salih amel bir kardeşinize verdiğiniz selamdır, Peygamberimizin buyurduğu gibi devesini yükleyen bir kimseye yardım etmeniz salih ameldir, yanlış bir iş yapan bir kimsenin o yanlışını düzeltmeye çalışmanız salih ameldir. Öyleyse aramızda muhabbetin, birliğin, beraberliğin devamı için imanımızın yanında salih amel işlememize ve ibadetlerimize devam etmemiz gerekiyor.

- Devletimiz depremin meydana geldiği ilk andan itibaren milletimizin yaralarını sarmaya çalışıyor

Rabbim depremde vefat eden kardeşlerimize rahmet eylesin. Geride kalanlarına sabırlar ihsan eylesin. Kardeşlerim şunu iyi bilelim ki kimsenin bir dakika, bir saniye bile garantisi yoktur. Ama sevindirecek bir husus var o da devletimiz depremin meydana geldiği ilk andan itibaren milletimizin yaralarını sarmaya çalışıyor. Allah devletimizi, milletimizi muhafaza eylesin. Rabbim rahmetiyle muamele eylesin.

Sahabenin yapmış olduğu şu dua ile sohbetimi bitirmek istiyorum; ‘Allahım! Peygamber’in Muhammed (s.a.s.)’in senden dilediği hayırları biz de istiyoruz. Peygamber’in Muhammed (s.a.s.)’in sana sığındığı şerlerden biz de sana sığınıyoruz.”

Doç. Dr. Zeki Koçan’ın konuşmalarının ardından Alanya İlçe Müftüsü Dr. İhsan İlhan, depremde hayatını kaybedenler ve İslam’ın ilk kıblesi ‘Kudüs’ için dua etti.

Sabah namazı buluşmaları devam ediyor

Öte yandan Alanya Müftülüğü tarafından her hafta pazar günü farklı bir camide düzenlenen “Sabah Namazı Buluşmaları” sürüyor.

Bu kapsamda Giritlioğlu Mustafa Uğuz Camii’nde düzenlenen programa Alanya Müftüsü Dr. İhsan İlhan, din görevlileri, öğrenciler ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Sabah namazından önce Kur’an-ı Kerim tilavet edildi, salavat ve tesbihatlar okundu.

Sonrasında Alanya Müftüsü İhsan İlhan cemaate hitap etti.

Müftü İlhan şöyle konuştu:

- Beş vakit namaz müminlerin dirilişidir

“Bu güzel vakitte Cenab-ı Hakk bizleri bir araya getirdi. Diriliş işte budur. Bugün cami size dua ediyor. Cami bugün en neşeli gününü yaşıyor. Bugün cami gurbetten ve gariplikten kurtulmanın sevincini yaşıyor. İmam ve camiyi yaptıranlar bu sevinci yaşıyor. Bir cuma cemaati gibi sabah namazında cemaat olan cami, Allah’ın rahmetinin tecelligâhıdır. Bunu biz ne zaman bütün vakitlerde gerçekleştirirsek hem dünyamız hem de ahretimiz mamur olacaktır. İşte o zaman dünyaya aldanmamış, dünyanın peşinde sürüklenmeyen, dünyanın da sürüklemediği Müslümanlardan olacağız. Hepimiz bir imamın arkasında namazda omuz omuza saf tuttuğumuzda Allah’ın sevdiği kullar olacağız inşallah. İşte beş vakit namaz müminlerin dirilişidir. Namazı olmayan müminlerin, beş vakit namazda camileri diriltmeyen müminlerin yapacak çok fazla bir şeyi yoktur. Bizim farkımız kulluğumuzdur. Bu kulluğun mihengi, bu kulluğun lokomotifi de namazdır.”

Sabah namazının ardından cemaate çorba ikram edildi.

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)