banner297

banner319

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Müslümanlar, bilgiyi insanlığın huzuru için kullanmışlardır

banner265

Erzurum Atatürk Üniversitesi'nde gençlerle bir araya gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, "Müslümanlar, bilgiyi insanlığın huzuru için kullanmışlardır." dedi.

Ali Erbaş 15.01.2022, 13:51
Diyanet İşleri Başkanı Erbaş: Müslümanlar, bilgiyi insanlığın huzuru için kullanmışlardır

Binbir Hatim Dua Programı münasebetiyle Erzurum'a gelen Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş, Atatürk Üniversitesi 15 Temmuz Milli İrade Salonu’nda gençlere verdiği konferansta, "Müslümanlar ilimle ilişkilerini; ibadet anlayışı, kulluk bilinci, sorumluluk duygusu ve güzel ahlak ekseninde kurup geliştirmişlerdir." ifadelerini kullandı.

Yaklaşık bin gencin katıldığı “İslam’ın Rehberliğinde Bilgiden Bilince” başlıklı konferansta konuşan Erbaş şunları söyledi:

“Müslümanlar, ilmin bizatihi kendisini muhterem kabul ederek kısa sürede din, matematik, tıp, felsefe, fizik, kimya, astronomi ve benzeri… Hepimizin yakından tanıdığı İbn-i Sina'yı, Farabi’yi, İbn-i Rüşd’ü, Akşemseddin hazretlerini düşününüz. Müslümanlar ilimle ilişkilerini; ibadet anlayışı, kulluk bilinci, sorumluluk duygusu ve güzel ahlak ekseninde kurup geliştirmişlerdir. Müslümanlar, ilmi; hayatın içinde ve sosyal gerçekliklerden koparmadan, çağının meselelerini dikkate alan bir yaklaşımla ele almışlar, bilgiyi güç devşirmek için değil, insanlığın huzuru için kullanmışlardır. Müslümanlar, ilmi; hiçbir dönemde bugünkü manada İslami olan, olmayan şeklinde tasnif etmemişlerdir. Müslümanlar, büyük bir özgüvenle insanlığın kadim müktesebatıyla yüzleşmekten çekinmeyerek Roma, Fars, Hint vb. havzalarla karşılaşmaktan kaçınmamışlar ve böylece diğer kültürlerin meydan okumalarının üstesinden gelip, kadim birikimi vahiy potasında eriterek içselleştirmişlerdir.”

- Pozitif bilimlere ne kadar meşgul oluyorlarsa dini ilimlerle de o kadar meşgul olmuşlardır

Başkan Erbaş, Müslümanların ilmi dini ilimler ya da müspet ilimler, sosyal bilimler, fen bilimleri pozitif bilimler, şeklinde ayırmadıklarının altını çizerek, “Pozitif bilimlere ne kadar meşgul oluyorlarsa dini ilimlerle de o kadar meşgul olmuşlardır. İbn-i Sina tıpta ne kadar zirve ise felsefede de o kadar zirve olmuştur. İbn-i Sina’nın El-Kanun fi't-Tıb isimli kiatbını asırlar boyunca bütün dünya üniversiteleri ders kitabı olarak okutmuşlar. Dini ilimlerde 11 yaşında hafız olmuş oradan başlamış.” diye konuştu. 

banner276
Yorumlar (0)