banner156

banner145

Yaşlandıkça Neden Karışıklıklarımız Artar, Osmanlılarda Mevlit Kandili...

Merak Ediyorum

Aile Dergisi 18.11.2019, 10:00
Yaşlandıkça Neden Karışıklıklarımız Artar, Osmanlılarda Mevlit Kandili...
© Diyanet Haber
banner157

Cildin en üst tabakası olan epidermisin yapısında cilde mekanik direnç kazandıran keratin miktarı yüksektir. Epidermisin altındaki dermis tabakasında cildin sıkı ve gergin olmasını sağlayan kolajen ve cilde esneklik kazandıran elastin proteinleri bulunur. Bu proteinlerin üretimi, yaşlandıkça azalır. Örneğin yirmi yaşından sonra dermis tabakasındaki kolajen üretimi her yıl yaklaşık %1 oranında düşer. Ayrıca yaşlandıkça ciltteki ölü hücrelerin ciltten atılma süreci yavaşlar. Ölü hücrelerin ciltte birikmesi ve zamanla kalınlaşması kırışıklığa neden olur. Bunların dışında dalga boyu 280-315 nanometre aralığındaki morötesi ışınlar (UVB) cildin epidermis tabakasını etkiler ve hücrelerde DNA hasarına yol açabilir. Dalga boyu 315 nanometreden büyük olan morötesi ışınlar (UVA) ise derinin dermis tabakasına nüfuz ederek buradaki kolajen proteinlerine hasar verir. Bu durum cildin sertleşmesine ve kırışık oluşumuna sebep olur.

Tavan arası

Osmanlılarda Mevlit Kandili

Mevlit Kandili’ni büyük ziyafetler ve şölenler tertipleyerek bir bayrama dönüştüren ilk hükümdar Selçuk Atabeklerinden Muzafferüddin Gökböri’dir. Gökböri’den sonra kutlamalar bütün İslam âleminde yayılmış ve gelenek hâline gelmiştir.

Osmanlı İmparatorluğu’nda mevlit gününden önce protokole dâhil devlet adamlarına davetiyeler gönderilir, davetlilerin tören kıyafetleriyle belirtilen camide bulunmaları sağlanırdı. Mevlidin okunmasının ardından padişah; vükelaya, kürsi şeyhlerine, mevlithanlara, müezzinlere hilatler giydirir, akabinde şeker ve şerbet dağıtılırdı. Mekke-i Mükerreme Emiri tarafından gönderilen sadakat mektubunun okunmasından sonra yine emir tarafından gönderilen hurmaların cemaate dağıtılması ile merasim son bulurdu.

Mevlit Kandili’nin resmî törenle kutlanışı 1910’dan itibaren kanunla kabul edilmiş ve bu törenlere Cumhuriyet’in ilanına kadar devam edilmiştir.

NELER OLUYOR HAYATTA

“Dünyayı Yöneten Küçük Şeyler”:

Sivrisinekler

Ne savaşlar ne terör saldırıları ne de veba... Bugüne dek yaşamış olan insanların yarısı sivrisinekler yüzünden yok oldu. Yani 52 milyar kişi, sivrisineklerin taşıdığı hastalıklar nedeniyle öldü. Dünya Sağlık Örgütü'ne göre her yıl yaklaşık 800 bin kişi sivrisineklerin taşıdığı hastalıklar sebebiyle hayatını kaybediyor. Sivrisinekleri tamamen ortadan kaldırmanın sonuçları ise tahmin edilemiyor çünkü onların gıda zincirinde nasıl bir yere sahip olduğu bilinmiyor. Bilim insanlarına göre yerküre ısınmaya devam ederse sivrisineklerin taşıdığı virüslere maruz kalanların sayısı da hızla artacak. Kuzey Amerika ve Avrupa yakın gelecekte bu virüslerin yayılabileceği bölgeler arasında. Uzmanlar, “dünyayı yöneten küçük şeyler” olarak tanımladıkları sivrisinekler konusunda çalışmalarını yoğunlaştırıyor.

BİR ACAYİP KELİME

Plasebo

Türkçede "Tatmin edeceğim/ederim" anlamına gelen plasebo, ilaca benzeyen fakat ilaç olmayan maddelere (şeker, saf su ya da salin solüsyonu gibi) denir. Gerçek bir tedavi gibi gözükmesi için tasarlanmıştır fakat hastalığa bir etkisi bulunmaz. Plasebo alan kişiler aldıkları tedavinin gerçek olup olmadığını bilmezler, ilacın pozitif etki edeceğini düşünmeleri sebebiyle iyi hissederler. Plasebo sebebiyle semptomlardaki değişime “plasebo etkisi” denir. Bazı kişiler plasebo etkisini ilaç, iğne ya da prosedür olmadan alabilir, sadece doktora gittiklerinde ya da yardım edeceğini düşündükleri bir şey yaptıklarında da iyi hissedebilirler. Bu tip plasebo etkisi, kişinin tedaviye ya da doktora duyduğu güvenle alakalıdır. Plasebo etkisi; sözel öneriler, gözlemsel işaretler ve koşullanmaya bağlıdır. Bu faktörler, beynin ödül mekanizmasını aktive ederek etkiyi ortaya çıkarır. Kişiler plasebonun gerçek ilaç olduğunu düşündüğünde beyin, ödül ve zevk ile yakından ilgili bir kimyasal olan dopamin salgılamaya başlar.

TAKVİM YAPRAĞI

SOS tehlike sinyali olarak kabul edildi. (3 Kasım 1906)

Mustafa Kemal Atatürk vefat etti.  (10 Kasım 1938)

Yönetmen Mustafa Akkad vefat etti.  (11 Kasım 2005)

Edison ses kayıt cihazını icat etti.  (21 Kasım 1877) 

Gazi Mustafa Kemal’e “Atatürk” soyadı verildi.  (24 Kasım 1934)

KISA KISA

Ağzınız bakteri yuvası olmasın!

Ağız boşluğu, hem yumuşak hem de katı yüzeyleri birlikte barındırması, tükürük ve diş eti oluk sıvısının varlığı, bölgenin dış ortama açık olması nedeniyle çok fazla mikroorganizma içerir. Temiz olmayan bir ağızda, tek bir dişteki bakteri sayısı 100 milyon-1 milyar arasındadır.

Gözlerimiz de sindirim yapıyor

Gözyaşında lizozim adlı bir enzim yer alır. Bu enzim; hava, toz, kir, ter gibi etkenlerle göze taşınan bakterilerin hücre duvarındaki moleküllerini parçalar. Böylece bakteri kendini koruyamayacak hâle gelir ve bütünlüğü bozulduğu için ölür.

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)
kapalı
Günün Anketi Tümü
Sitemizde en çok hangi haberler ilginizi çekiyor?