banner104

banner123

Toplumumuz huzuru ve mutluluğu ailede buluyor

Adıyaman İl Müftülüğü tarafından “Mutlu Aile Huzurlu Toplum” konulu konferans düzenlendi.

Adıyaman Müftülüğü 02.01.2020, 15:57
Toplumumuz huzuru ve mutluluğu ailede buluyor
© Diyanet Haber
banner133

Adıyaman İl Müftülüğünce düzenlenen Mutlu Aile Huzurlu Toplumkonulu konferansa, İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse konuşmacı olarak katıldı.

- Toplumumuzun yüzde sekseni huzuru ve mutluluğu ailede buluyor

Prof. Dr. Saffet Köse şunları kaydetti:

“Aile içerisinde problemlerimiz var ama aile bizim en güçlü kurumumuzdur. Çünkü toplum olarak huzuru ve mutluluğu ailede buluyoruz. O yüzden aile içi iletişim toplumun tamamını ilgilendiriyor. Eğer bir aile dağılmış ise bu sadece eşleri değil çocukları, komşuları, herkesi ilgilendiriyor.

Allah-u Teâlâ aile kurulmadan önce, kuruluş esnasında, kuruluşundan sonra işleyişinde, sonlanmış ise sonlanma biçimi ve sonrasındaki hükümlerde ayrıntılı bir şekilde aile içi iletişimi belirlemiştir. Modernite ise diyor ki 'Sen karışma, ben bildiğimi yaparım.' Onun için bu iki zihniyet aile üzerinde karşılaşıyor ve orada gerilim yükseliyor. Bundan dolayı aile içi tartışma, çatışma ve sorunlar, şiddetli şekilde devam ederek bir sekülerleşme ve dindarlık arasındaki çatışmanın alanına dönüşüyor. Bunu böyle görmek lazım. Bu sosyolojik bir gerçektir.”

- Aileyi bozduğunuz anda her şey bozulur

İnsanların şehvetlerine yenik düşmemesi için nefsine hâkim olmaları gerektiğini vurgulayan Prof. Dr. Köse, "Aileyi bozduğunuz anda her şey bozulur. Bu nedenle iblis, bütün varlığıyla aile bireyleriyle çok uğraşıyor. Efendimiz bir hadis-i şeriflerinde, şeytanın insana en fazla yaklaşmak istediği alanın şehvet alanı olduğuna dikkat çekerek şeytanın ailenin bozulması, çözülmesi için şehvanî duygulardan yaklaştığını belirtiyor. Şunu bilmesi lazım insanların; şeytan tepelerindedir. Şeytan en çok aileyle uğraşıyor. Diğer insanlar da onu körüklüyorsa, onlar da şeytanın yardımcıları olarak oradadırlar. Kadın-erkek beraberliğini meşru gören tek yol nikâhtır, başka yol yoktur. Nikâhın en önemli işlevi, iffeti korumaktır. İffet ise nikâh üzerinden sağlanır.” dedi.

Köse şöyle devam etti:

“Bu sebeple evlenmek isteyen kişilere maddi olarak yüklenilmemesi gerekiyor. Kur'an-ı Kerim'de ve Peygamber Efendimizin hadislerinde, evlenmek isteyen kişilerin önlerinin açılması ve yardımcı olunması gerektiği hususu yer almaktadır. Evlilik noktasında kolaylık sağlayın. 'Şu eksiktir, bu eksiktir' gibi şeyleri salih insanların önüne sürmeyin. O yüzden Peygamber Efendimiz, 'Nikâhın en bereketlisi, en makbulü, Allah katında en değerlisi masrafı en az olanıdır.' buyurarak nikâhı kolaylaştırmamız gerektiğini bize bildiriyor. Eğer onlar fakir ise Allah onları fazl ve keremiyle zenginleştirecektir. Eğer Mümin olarak yaşıyorsak buna inanmamız, imanımızın gereğidir.

Mutlu ve kalıcı evlilikler, Kur'an-ı Kerim'in emirlerine göre yaşamakla sağlanabilir. Kur'an-ı Kerim bunu üç kavram ile ifade ediyor. Bunlar; rahmet, meveddet ve sekînet. Eğer evliliğin mutlu ve kalıcı bir aile kurumuna dönüşmesini istiyorsak, Kur'an-ı Kerim'de belirtilen bu kavramlar üzerinde olmasına dikkat etmeliyiz. Eğer bu kavramlardan birisi ailede hâkim ve bu aile devam ediyorsa bilin ki birisi diğerine 'üzülme' diyor. Bu nedenle aileyi mutlu kılan bu üç kavram birbirine bağlı ve iyi özümsenmesi gerekir.

Karı-koca arasında merhametin iki şartı vardır: Birincisi; nezaket ve zarafet ile hareket etmek, kırıp dökmemektir. İkincisi ise ihsandır. İyi davranmak ve iyilik etmek. İyilik ise istenileni istendiği zaman, istendiği kadar içten yapmak demektir. Sonuç olarak problemsiz aile yok. Peygamberimizin ailesinde dahi problem vardı. Hz. Ali'nin Hz. Fatıma ile arasında problem oluyordu. Allah Resulü onların arasında oturup problemlerini çözüyordu. Bizler de rahmet, meveddet ve sekînetin olduğu bir ortam oluşturarak aile içi problemlerimizi daha aza indirebiliriz.”

Kaynak: Diyanet Haber
Yorumlar (0)
banner108
-1°
açık
Günün Anketi Tümü